Sem GÖKSU - Kişisel Web Sitesi Ana Sayfa | Hakkımda | Çalışmalarım | Kitap Önerileri | Fotoğraflarım | RSS RSS | İletişim
İçerik Kategorileri
Makale Kategorileri
Etiket Bulutu
Arama
Tema
Kaynaklar
Takip Ettiklerim

Vatan&Millet

Nerede bu adam?


Uzun bir zaman sonra blogu inceledim ve farkettim ki dört aydir etkinlik haberleri disinda bloga yazi girmemisim! (Aslinda simdi de girmeye niyetim yok, sadece nelerle ugrastigimi yazacagim :))

2010 benim için çok sikintili basladi ve de öyle de devam ediyor. Ilk olarak esim Elçin'in hastaligi ile basladi sene. Iyi haberler beklerken pes pese kötü haberler geldi. Ilk olarak beyninde tümör olustugunu ögrendik. Ailecek soka girmistik ki Dünyaca ünlü beyin cerrahi Necmettin Pamir bu tümörlerin büyümeyecegini ve ameliyatlik bir durum olmadigini söyledi. Rahat bir nefes almistik ki iki ay içerisinde hiç beklenmedik bir sekilde tümör'ün büyüdügünü ögrendik. Bu durumda Elçin'in ameliyat olmasi gerekiyordu. Fakat Asya'nin dogumuna 2 ay oldugu için isimiz daha da zora girdi. Doktrolar Asya'nin erken dogmasini ve Elçin'in bir an önce ameliyat olmasi gerektigini söylediler. Bize göre de en dogru karar buydu ve 02 Mart'ta önce Asya hayata merhaba dedi, sonra annesini ameliyata ugurladi.


 
Hosgeldin Asya
Asya için erken ve zor bir baslangiç oldu. 1500 gr dogdu ve ilk zamanlar solunum sikintisi yasadi ama kisa zamanda bunun üstesinden geldi. Simdi 3 aylik oldu, hayata siki siki tutundu ve annesinin iyilesmesini bekliyor.

Ameliyat ile birlikte Elçin için artik herseyin iyi olacagini düsünmeye baslamistik. Ameliyat çok basarili geçmis ve her hangi bir problem yoktu ortada. Doktrolar alinan parçayi patolojiye yolladilar ve bizim için en kötü haber oradan geldi. Beyinden alinan parçaya göre bu tümör üçüncü derecede, en tehliheli ve tekrar etme olasiligi en yüksek olani. Doktorlar bizi zorlu bir sürecin bekledigini ek tedaviler ile tedavinin devam etmesi gerektigini söylediler.

Elçin'in yasinin genç olmasiyla birlikte Radyoterapi ve Kemoterapi tedavisi ile bu tümörü yenebilecegimizi söylediler. Bu sözlerle ameliyattan 1 ay sonra hemen tedaviye basladik. Tedavi'nin bitmesine 4 seans kala kan degerlerinde düsme oldugu için tedaviye ara verildi. Doktorlara göre bu beklenen durumdu ve tedavinin yan etkisi idi. Yaklasik 1 aydir kan degerlerinin yükselmesini bekliyoruz. Arada degerler yine düsüyor, kan ve trombosit takviyesi yapilmasi gerekiyor. (Kan degerleri düstügünde AB+ kan lazim oluyor, Bunun için kan grubu AB+ olanlar benimle irtibata geçebilir :))

Simdilik bu durumdayiz, bundan sonrasi için ne olacagini bilmiyorum. Ama bir müddet daha bloga yazi giremeyecegim sanirim :

Bu makaleye 42 yorum yapılmış. | 04.06.2010 02:41:25

Hosting Değişikliği


Bugün itibari ile 2 yıldır çalışmakta olduğum hosting firmasından kurtulmuş bulunmaktayım :) Yeni server da umarım aynı problemleri yaşamayız :)

Bu makaleye henüz yorum yapılmamış. | 04.06.2010 01:34:34

Cumhuriyetimizin 86. Yılı Kutlu Olsun


Bu makaleye henüz yorum yapılmamış. | 29.10.2009 14:12:13

Bir mahsun MOR menekşe ağlıyor mu ne ?


Bu makaleye 10 yorum yapılmış. | 26.10.2009 01:43:36

Mustafa Kemal Atatürk - Çocukluk ve gençlik yılları (1881 - 1905)


Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik, Koca Kasım Paşa Mahallesi, Islahhane Caddesi (Bugünkü Apostolu Pavlu Caddesi No: 75, Aya Dimitriya Mahallesi, Selanik, Yunanistan)'nde bugün müze olan 3 katlı ve 3 odalı ve pembe boyalı evde doğdu. 1839'da Kocacık'ta doğduğu sanılan babası Ali Rıza Efendi aslen Manastır'a bağlı Debre-i Bâlâ (Yukarı Debre)'dandır. Milis subaylığı, evkaf kâtipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. Bu çiftin Fatma (1872-1875), Ahmet (1874-1883), Ömer (1875-1883), Mustafa (Kemal Atatürk) (1881-1938), Makbule (Boysan, Atadan) (1885-1956) ve Naciye (1889-1901) adında altı çocukları oldu. Fatma dört, Ahmet dokuz, Ömer sekiz yaşlarında iken, o senelerde salgın olan kuşpalazı (difteri) hastalığından çocuk yaşlarında öldüler. En küçük kardeş Naciye, Mustafa Kemal'in Harp Okulu'nu bitirdiği sene, oniki yaşındayken verem hastalığına yakalanıp hayatını kaybetti. Makbule Hanım 1956 yılına kadar yaşadı.

Bu makaleye henüz yorum yapılmamış. | 13.07.2009 13:01:56

1 2
Ana Sayfa | Hakkımda | Çalışmalarım | Kitap Önerileri | Fotoğraflarım | RSS | İletişim
Sem Göksu 2004-2009 © Tüm Hakları Saklıdır.